
(resim: bi grup erkek hayvanı ve tek gerçek dertleri)
.
.
.
(kitap / deliliğe övgü/ erasmus)
erkek olduğumuz için özür dileyecek değiliz :D
bu cümleyi gönül rahatlığı ile ve ağız dolusu inanarak söylüyoruz.. çoğu ''hanım''efendi biz erkeklerin pek çok huyuna uyuz olup huysuzluk ediyorlar.. mahtımılın (muhtemelen'in ingilazcası) haklılar da..
fakat nasıl ki koltukları tırnak içinde bırakan kediye kızmanızın manası yoksa.. ''hayvandır yapar'' demeniz ve geçmeniz gerekiyorsa..
bizim hangi davranışlarımıza uyuz olmanızın anlamı yok acaba?? nelere ''erkektir yapar'' demeniz ve geçmeniz gerekiyor acaba??
evet sevgili lezizlerim, bu yazı yalnız ve sadece sizin için.. kıymetinizi bilin.. ;)
erkekler salaktır ancak buna uyuz olmanın alemi yoktur.. osuruğa gülenin osuruk kadar aklı olmadığı gibi salağa kızanında salak kadar aklı yoktur..
mesela ne gibi salağız:
mesela 1: ''erkeklerin huyu suyu öküz hayvanına çok benzer'' demiş ve devam etmişti ulu büyücü büyük babam. ''öküzün boynuna yuları geçirdin mi hayvan huysuzlanır. hele karşısına geçip asılırsan yularından ayak direr, inadına yürümez. siz hayvanın göremeyceği bi yerde durun. ipi gevşek tutun. hayvan yürümeye başlayınca yavaşça asılın götürmek istediğiniz yöne doğru.''
anladınız mı lezizlerim? erkek kısmısı ''patron'' olduğuna inanmak ister.. siz bırakınız kendisini ne sanmak istiyorsa öyle sansın.. ses etmeyiniz istediğinizi elde ediniz.. ama çoğunuz ''evdeki öküzle'' inatlaşma peşinde.. size de yazık bize de..
mesela 2: hayatınız boyunca en çok karşılaşacağınız hayvan ''erkek'' hayvanıdır.. iş yerinde, evde, sokakta kısaca her yerdeyiz ve ne yazık ki kurtuluşunuz yok.. peki bu neden sizin avantacınız olamasın??
tamam, hiç birimiz blendax reklamındaki gibi saçınızı bi savurmanızla yerlere savrulmuyoruz ve fekat azcık işini bilenleriniz, biz ağzımızın suyunu silene kadar işini görüp ve hatta gördürüp evinin yolunu tutabiliyor..
haşa, işini bilmekten kastım hafif meşreplik değil.. ama cazırdamak yerine bi gülümsemek; ''her işimi kendim yapabilirim, ben çok güçlüyüm'' tavrı yerine ''ayh ben bu işi beceremiyorum galiba ,pardon bakabilir misiniz?'' demek..
yani şahsen ben de hiç iyi araba kullanamıyorum ama kimse ''sen in bilader ben senin yerine parkediveriyim'' demedi bugüne kadar bana.. kapiş..??
mesela 3: kızlar lütfen şunu unutmayın; biz erkekler evrimde sizden geride kalmış, ''kısmen'' daha ilkel canlılarız.. eğer gerçekten maymundan geliyor isek heralde siz bizden erken gelmişsiniz.. (hehe hep bize kızıyosunuz ''erken gelme'' konusunda.. ama bakın biz hiç sesimizi çıkarıyo muyuz?? yine efendiyiz canım :D)
o yüzden reca ediyorum efenim; sağa sola kıl döküyoruz, horluyoruz, gaz çıkarıyoruz, ortalığı dağıtıyoruz, tencerenin içinden yiyoruz vbdb. (ve bi dolu benzeri) yüzünden bize kızmayı bırakın artık.. bi çözüm yaratın.. millet aslanı, kaplanı, yunusu, fili, yarasayı eğitiyor yahu.. sizin ne eksiğiniz var?? ha gayret hanımlar.. ama lütfen çaktırmadan ;)
mesela 4: erkekler asla kaybolmaz!! şunu öğrenemediniz gitti.. kaybolmak eşittir bi nevi iktidarsızlık.. erkekliğin kitabında böyle yazar.. erkek, gideceğiniz yere varmadan önce sizi biraz gezdirmek istemiştir.. ne var canım bunda??
adama söyleceğiniz ''şurdan birine sorsan ölür müsün?'' yada ''sen sormazsan ben soruyorum artık'' vbdb cümle ortamı germekten ve ''yolların fatihi'' erkeğinizi size hönkürmek durumunda bırakmaktan öte hiç bi fayda getirmez..
peki ne yapmalısınız? gerçekten çok aceleniz yoksa sesinizi çıkarmayınız.. lakin diyelim ki yetişmeniz gereken bi yer var ve direksiyondaki ilkel canlı ''inadım inat, g.tüm iki kanat'' tavrından vaz geçmiyor.. o zaman çiş yahut baş ağrısı veya aniden düşen kan şekeri gibi kısa süreli mola gerektirecek bi bahane bulunuz.. bahanenizin gereğini yerine getirirken (çiş yaptığınız benzincide, ilaç istediğiniz eczanede, çuklata aldığınız bakkalda) karşınızdaki kişilere yolu sanki o an aklınıza gelmiş ve aslında pek önemi yokmuş gibi soruveriniz.. hatta tarifi aldıktan sonra ''koçunuz, aslanınız, erkeğiniz''e dönüp ''doğru vallahi hayatım haklıymışsın'' derseniz acaipte bonus toplarsınız, o çok istediğiniz kırmızı topuklu ayakkabılara bi adım daha yaklaşmış olursunuz..
mesela 5: ''ayyy, ben yumurta kırmayı bile bilmem'' bunu söylemeyin!!
biliyorum bu yaptığım cinsiyet ayrımcılığına girer.. ama emin olun pozitif ayrımcılık yapıyor ve sizi kayırıyorum şu anda..
tamam bilmiyorsanız canınız saolsun.. ama bilip de bilmeze yatmanın hiç bi anlamı yok.. yeni moda oldu bu tavır.. ev işinden anlamam hele yemek hayatta yapamam diyen kızlar bastı her yanı.. oysa eskiler boşa konuşmamış gerçekten.. erkek-kalp-mide..!!
şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım.. aslında yemek yapmak o kadar da zor değil.. ama yine de bi tencere ev yemeğine sihirli iksir muamelesi çekebilecek hemcinsim milyarlarcadır eminim..
evdeki herif sizin mükemmel yemek yaptığınıza inansın.. hatta sadece sizin yemek yapabildiğinizi sansın.. beslenme yoluyla iğdiş diyoruz buna :D
mesela 6: belirli tarihleri aklımızda tutamıyoruz napalım yani? ölelim mi? :,(( bizde üzülüyoruz vallahi.. hiç ister miyiz sizin doğum gününüzü yada ilk buluşmamızın üç buçukuncu ay dönümünü unutmayı??!!?? ama kızmanızın , küsmenizin hiç gereği yok.. köre göremiyor , sağıra duyamıyor diye kızabilir misiniz? bu da bizim özürlerimizden birisi.. neyse ki teknoloci imdadımıza yetişiyor.. herifinizin cep telefonuna hatırlatma koyunuz, mutlu olunuz, mutlu ediniz..
(''ben söyledikten sonra ne anlamı var??'' diye tribe gireni sınıftan atarım bilesiniz!! ağlamayana meme vermezler..)
bir de alışveriş mevzuu var tabii hiç anlaşamadığımız.. o konuda valla ben de size yardımcı olamıycam kusura bakmayın.. en uyuz olduğum şey yani.. çık git kendi kendine napıyosan yap!! beni neden yanında sürüklemeye bu kadar meraklısın?? hayır bi de kırk saat karar veremez, hiç anlamadığım konularda fikrimi sorar, söylediklerimi beğenmez surat asar.. ayyhh içim daraldı!!
(''siz-biz'' gitti farkettiyseniz.. artık ne dolmuşsam ne taksiysem.. öek çok kötüydü beee..)
mesela 7: erkekler ''sürü''leşme eğiliminde canlılardır.. bi sürüye ait olma iç güdüsü çok güçlüdür ve yaşam tarzı bu iç güdü etrafında şekillenmiştir.. işte bu sebepten bi dolu arkadaşları vardır erkeklerin.. ve arkadaşları önemlidir.. gerçekten bi grup erkeğin beraber zaman geçirmelerini uzaktan izlerseniz ciddi ciddi belgesel tadı yakalarsınız..
siz hanımlar, erkeğinizi ''beyaz atlı prens'' olarak görme eğilimindeyken, erkek ise sadece ''beyaz at'' olmaktan memnundur.. kişneme ve sürüdeki arkadaşlarıyla koşuşturma peşindedir garibim.. işte niza burdan çıkıyor.. kişisel romantik-komedinizde başrol verdiğiniz kişinin aslında belgesellerin aranan karakter oyuncusu olmasına sinirleniyor ve erkeği sürüsünden ayırmaya çalışıyorsunuz.. ama taktikleriniz yanlış!!
adamın yıllarını beraber geçirdiği arkadaşlarını adama kötülemeye başlıyorsunuz.. yok neymiş adolf kavgacıymış, winston çok içiyomuş, benito karı-kız düşkünüymüş, franklin ukalaymış, joseph pintiymiş, hirohito çekik gözlüymüş, bilmem neymiş de neymiş.. olmaz hanımlar.. bu şekilde olmaz..
adamdan ne alıyorsanız yerine bi benzerini koymalısınız.. adamı arkadaşsız bırakmaya çalışmanın bi anlamı yok.. onun yerine adamın arkadaş çevresini kademeli olarak sizin daha uygun gördüğünüz kişilerden oluşturmalısınız.. tabii altın kuralı unutmadan.. sakın ''çaktırmayın''.. ;)
mesela 8: erkeğin ana kuzusu olanı kadın kısmısı açısından hiç makbul bulunmaz nedense.. ama anne olunca bu sefer tam tersi hanımına bırakmaz adamı aynı kadın!! tabii kadınlar dünyasındaki kadınsı bi rekabet bizi aslında hiç ilgilendirmemesi gerekir değil mi?? ama ne yazık ki kazın ayağı öyle değil.. arada kaynayan yine biz zavallı erkekcikler oluyoruz.. :(
aslında bize kızıyorsunuz bu noktada ama gözden kaçırdığınız bi nokta var leziz okuyucularım.. adamın ana kuzusu olması ne anlama gelir?? adamın kadın hakimiyeti altına girmeye yatkın bir yapısı olduğu anlamına gelir.. yani aslında eğitime bir sıfır önde başlıyorsunuz..
şimdi yapmanız gereken tek şey ''rakibenizi'' bi şekilde bertaraf edebilmek.. adamın başının etini yemenin, carlamanın, cırlamanın faydası yok zararı var emin olun.. bu şekilde davranarak ''rakibenizin'' elini güçlendiriyorsunuz.. tam tersi bi tavır size çok daha fazla fayda sağlayacaktır..
şunu unutmayınız ''o kadının'' yılların getirdiği tecrübesi ve oğlu üzerinde epey etkisi var.. ama sizde onun asla sahip olmadığı silahlar var.. ;) söletmen beni şimdi.. :D
mesela 9: şimdiii.. biraz daha kıllı , tüylü konulara bulaşalım artık.. daha doğrusu kılsız, tüysüz konulara ;) erkekler neden kadın vucuduna bu kadar meraklıdır?? filmlerde, reklamlarda, gazetelerin arka sayfalarında sürekli bi çıplaklık var.. sanki bu kadar çıplaklık yetmezmiş gibi bi dolu erotik/pornografik yayın peşinde koşuşturuyoruz.. peki durunuyor muyuz?? yoo ne gezer?? üstüne üstlük sağda solda, yolda belde, sokakta plajda her gördüğümüz kızın orasını burasını etüt etmezsek bi yerlerimiz morarıp düşecekmiş gibi özen gösteriyoruz.. ne bu doyumsuzluk??
valla insana iki yazlık iki kışlık ayakkabı yeter.. siz bana neden ayakkabıya doymadığınızı açıklayın ben size neden memeye doymadığımızı daha kolay açıklarım vallahi..
yani buna verecek cevabım yok.. eşyanın tabiatı demek ve kabullenmek gerekiyor sanırım..
mesela 10: erkekler salaktır dedik.. saymakla bitmeyecek salaklıklarımızdan bi kaç tanesini nazar boncuğu niyetine saydık döktük.. en son söylenecek sözü en başta söylemiştik zaten.. fakat bi kez daha üstünden geçmekte her zaman fayda görürüm..
salağa kızanın salak kadar aklı yoktur..
sinirlenmeyi bırakın ve ipi elinize alın.. ama en önemlisi neydi..?? çaktırmadan hanımlar.. çaktırmadan!! ;)
(yalnız ben yemem bu numaraları haberiniz olsun :D )
facebook: Norin Feltonian
karnıma ağrılar girdi gülmekten...bu bloglardan erkekleri evcilleştirme rehberi yapıp,ortaya çıkan nadide eseri başucumdan eksik etmeyesim var:)))
YanıtlaSilblogLAR derken?? ayrıca çok pis telif isterim söyliyim..
YanıtlaSilblogunda yazdığın yazılar demeliydim galiba...ayrıca telifler feda olsun bu son derece değerli bilgilere:)))
YanıtlaSilbizzat tarafımca denenip onaylanmıştır. bu çocuğu dikkate alın sevgili hemcinslerim.
YanıtlaSilboş konuşmuyorum canım ;) ama erkekler hakkında fazla bilgi vermek işime gelmiyo haliyle rakip takıma çalışmak hiç takdir görülecek bi davranış değil :D
YanıtlaSil