
(resim: erkeğin evlenmeden önceki haleti ruhiyesi)
''One Ring to bring them all and in the darkness bind them!!!'' ne güzel söylemiş değil mi şair??
medeni bi toplumda yaşayan, sosyal ilişkiler açısından kuvvetli hiç bi erkeğin evlenmesine gerek görmüyorum..
aynı şekilde medeni bi toplumda yaşayan ve ekonomik yönden bağımsızlığı olan bi kdının da evlenmesini aynı derece mantıksız buluyorum..
efendim? çocuk sahibi olmak mı dediniz? çocuk dediğiniz kafasını anasının bacak arasından çıkartıp anasının yüzük parmağına bakmaz.. hele ''yüzük yok burda aga! önce evlenin ben bi ay daha takılırım içerde.'' hiç demez..!
arka sıralardan bi hanım arkadaşımız aşk dedi galiba..? evet aşk.. ah aziz aşk..
hadi ordan sevgili arkadaşım! lütfen azcık dürüst olalım birbirimize.. bu yazıyı okuyup daha önce aşık olmamış bir okurumuz var mı acaba? en azından o sırada hissettiğinin aşk olduğunu düşünmeyen?? pekii, evli miydiniz? elbette hayır! aşk değil yüzüğünüzün olmamasına; başkasının yüzüğünü takıyor olmanıza bile aldırmaz..
aşk; üstte bahsi geçen çocuğun aksine bacak aranızdan çıkmaz her iki cinsinde bacak arasından girer ve bu giriş esnasında yine üstte bahsi geçen yavrucağın yarısı kadar bile insaflı değildir.. hiç beklemez!! o zaman evlilik neden??
eğer aşıksanız, sevdiğiniz insanla beraber olma şansını yakaladıysanız ve mutluysanız (sürekliliği yakalamak çok zor olsa da) hali hazırdaki durumu değiştirme çabası neden? evet sevgili baĞyan sana soruyorum.. ve sana ve sana ve sana arka sıradaki cılız sesli, çırpı bacaklı kız.. size soruyorum..
önce hepiniz şapkalarınızı önünüze koyun ve düşünün lütfen. bi kadınla bi erkeğin elbette dünyası çok farklı.. bu iki birbirinden neredeyse tamamen farklı canlıyı bi arada yaşamaya zorlamak neden? (erkekler marstan, kadınlar venüsten derler bilirsiniz.. güneş sisteminde saat yönünün aksine dönen tek gezegen venüstür.. yani ortada bi terslik varsa sorun bizde değil kesinlikle.. hatta biz size ayak uydurmak için bu kadar uğraşırken hala kendimizi beğendiremiyoruz ya.. o bana koyuyor.. sadece bana değil aslında ama sesini çıkaramıyor her erkek.. ben azcık çıkardım ve linç ediliyordum az daha (sanal) bu arada kendime 'oha' demek istiyorum parantezin içine ayrı bi yazı sokuverdim.. napalım huyum kurusun buldum mu sokarım.. ne de olsa marslıyım) keşke herkesin imkanı olsa, herkes kendi evinde yaşayabilse.. kimse kimseye karışmadan.. ne kadın erkeğe ne erkek kadına, ne toplum bireylere..
yani üniversite yıllarını düşünün.. iki kız arkadaş çok ''sevişerek'' eve çıkarlar ama en fazla bi yıl dayanırlar.. üstelik evi ayırdıklarında yüksek ihtimal artık kanlı bıçaklılardır.. hadi diyelim sizin başınıza gelmedi kesin çok yakın çevrenizden birilerinde gözlemlemişsinizdir bu durumu.. oysa erkeklerde durum böyle değildir (kaide ne demiş abi? istisna beni bozmaz..) biz genelde birisinden birisi okulu bitirene yada başka bi zorunlu sebbep vucüt bulana kadar hayatmıza devam ederiz ve diyelim ki aksi oldu yine de çok nadiren küseriz.. bu kadınların o çok ''kutsal'' sahiplenme içgüdülerinden ileri geliyo olmasın?? bi evin bi kadını olur.. (kayınpeder-damat şakası duyan var mı doğru düzgün?? herifler yine bi şekilde yaşayıp gider beraber..)
aynı şekilde evlenince aynı evde iki insan ortak bi yaşamı paylaşıyo olmuyo.. erkek kadının evinde yaşamaya başlıyo.. erkekten kadının kurduğu düzene uyması bekleniyo.. tamam hayvanlığın lüzumu yok.. işerken klozet kapağını kaldıralım, sıçınca sifonu çekelim ama her bokuda sizin isteiğiniz gibi yapmayalım izninizle yahu.. bu evde bizimde en az sizin ki kadar söz hakkımız yok mu??
her şeyi bi kenara bırakalım ve artık asıl konuya gelelim mi?? en anlaşamadığımız noktaya?? görüşmeleri tıkayan, üzerinde bi türlü mutabakat kuramadığımız maddeye?? aldatmak..
kusura bakmayın ben erkeğim ve benim ihtiyaçlarım var
:D hayır elbette böyle demiyorum hemen gaza gelmeyelim lütfen :D
sadece tek bi şey söylemek istiyorum.. ulu büyücü büyük babam bi keresinde demiştiki: ''ne kadar çapkın erkek varsa o kadar çapkın kadın vardır. sonuçta bunca erkek birbirini becermiyor..!''
hadi siz eşlerinizi-sevgililerinizi asla aldatmıyor olun (ki aksine bizzat çok tanık oldum) bi erkeğin sevgilisi/eşi olduğunu biliyor olmak sizi o erkeği elde etmeye çalışmaktan alıkoyabiliyor mu acaba?? tam tersine iştahınızı kabartıyor olmasın?? bence biz ne yaparsak yapalım bu kadar kötüsünü yapamayız.. sadece sevgilisinden daha güzel/ daha cazip/ daha iyi olduğunuzu kanıtlamak için bunu yaptığınızı (bazılarınızın diyelim) biliyorum.. bi erkek bunu yapmaz.. kızı görüp beğendiyse başka bişey düşünmez.. bu size iğrenç geldi değil mi?? en azından çok basit!! oysa ki biz beslenmek için avlanan yırtıcılarsak, siz ise spor olsun diye atları, tazıları, uşakları ve tüfekleriyle ava çıkan ingiliz asilleri gibisiniz.. şimdi hangisi daha iğrenç durdu!!??
işin biraz basitine kaçıyor ve utanmadan olayı biraz fizyolocik biraz piskolocik açıklmaya çalışıyorum.. (ya aslında utandım ya.. yanaklarım bile kızardı.. yok yok kızmazlardı ama yine de duymasınlar.. (ilk anlayana nutella ısmarlıyorum.. 48 kapar bu nutellayı))
şimdi çok sevgili leziz okuyucularım, diyelim ki; içinizden birisi (arkadaki cılız sesli, çırpı bacaklı arkadaşımız olsun) bir yılın 365 gününün 365inde, 365 ayrı erkekle korunmadan beraber oldu.. taş çatlasın kaç çocuk dünyaya getirebilir?? sekiz? dokuz? hadi sizin için 15 olsun, nasıl olacaksa.. kedi kadınmış meğerse o kız :D
oysa benim aziz okuyucularımdan birisi (sirinbaba sen olmak ister misin?) 365 günün 365inde, 365 ayrı hanımla beraber olsun (yalnız, ne 365 dendi arkadaş) bu arkadaşımız kaç çocuk sahibi olabilir acaba?? en az?? yarısının yarısının yarısı yine de sizin 15inizin üç katı eder yaklaşık.. sizin içgüdüleriniz her durumda mazur görülebiliyor da bizim bu en ilkel, en temel içgüdümüz neden mazur görülemiyor??
''ilkel olduğu için'' diye cevap vermeye hazırlanan cahil arkadaşlara cevap.. ilkel içgüdüler; beslenme, barınma ve üremedir.. yani diğer ikisinden vazgeçemediğiniz sürece bizden cinselliğimizden vaz geçmemizi beklemeyin!!
en kısa sürede sözü bağlamak dileğiyle.. esen yerlerde kalın, ortalık yanıyo..
(biterken: ajda pekkan/ sevdiğim adam )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder