
bu seferlik (sadece bu seferlik :p )birazcık popilist (herkesin bi popisi var sonuçta :)) bi yol izleyerek okuyucularıma yalakalık yapmayı seçiyor ve hepsinin ilgisini çekicek bi yazı yazmayı umuyorum. yüce yaratıcı (popi) yüzümü kara çıkarmazsa iyidir. dinimiz amin..
arkadaşlarım, canlarım, hayatılarım eğer ki tarihten bi kişi olacak olsaydınız kim olmayı seçerdiniz yada daha kolay özdeşleşebileceğiniz şekilde sorarsam siz kimin reenkarnesisiniz?? (olum bu reenKARNEnin hali ne?? boşver baba, gelcek dönem daha çok çalışır toplarım)
48: virgina woolf ile marie antuanet arasında kararsızım gerçi sırayla reenkarne olunmuş olabilir heralde aksi yönde bi kural yoktur. tahminimce olaylar kronolocik olarak şu sırayla gelişmiştir 48im, benim sevgilim açısından..
önce mari olarak dünyaya gelen gezgin ruh koca fransanın kraliçesi olmanın da getirdiği bi vurdum duymazlık, bi kendini bilmezlikle şuh kahkahalar atarak versay ('verdin saydım kraliçem', adamların sarayının ismi bile kaba taslak bi fikir veriyor fransa halkı hakkında) sarayının bahçesinde koşturuyor, o lord senin bu silahşör benim gününü gün ediyordu.. e doğal olarak bu yapıda olan zat halkın 'ekmek bulamıyoruz kraliçem' serzenişi üzerine 'ekmek bulamıyorsanız pasta yiyiniz hahhahhaytt' der..
eminim sırf bu yüzden giyotine gideceği aklının ucundan geçmemiştir zavallıcığımın.. zaten haklı da çünkü fransız halkı genel olarak pek takınaklı bi halk değil gibi geliyor bana.. yani adamlar ne uğraşıcam şimdi taharetlenmekle basarım eau de toilette'yi (o da tuvalette, bu da tuvalette; ben pencereden sallıyım bari diyorlarmış birde öyle duydum) gezerim misler gibi diyen bi topluluk.. ama demek ki artık bi yerlerine kadar gelmiş ki ver etmişler benim zavallı 48'ime giyotini..
ikinci kez dünyaya gelen ruh, bu sefer bi küskünlük, bi kırgınlık hali içindedir.. (ruh hali) kendini dramaya-edebiyata verir, depresyondan çıkmaz en son kendini intihar eder tam olur..
en son reenkarnesinde ise ilk sefer yaydık, serdik derken götümüzü kesiverdiler; ikincisinde efendi gibi işten eve, evden işe gittim geldim o da beni baydı aga der ve tam bir orta yol tutturur
bi gün yayar,serer ikinci gün depresyona girer
fashionkido: tabbi ki coco chanel ;) şimdi bi insan hafta da bi iki kere bi arkadaşını kolundan tutar sokak modası yaratıyorum arkadaşım diyerek fotolarını çektirir ve o fotoların altına da bluz: terkos pasajı/5 lira, kemer: bentley/8oo lira diye döktürüyorsa (bentley'nin bi giyim markası olmadığının bende farkındayım ve fekat bi kemere 8oo lira veriyorsam o kemerden sadece pantulumu kıçımda tutmasından daha çok şey beklerim. beni bi yerden bi yere götürmesi gerekir mesela. zira o paraya motor felan alınır yani. batman'in meşhur kemeri bile toplasan 800 kaat etmez zannımca) tarihteki idolüde heralde coco chanel'e tekabül eder.
gerçi başkasıda olabilir ben pek modadan anlamadığım için emin değilim. moda konusunda bilgim son derece sınırlı.. bi lacivert pantul giydiysek siyah ayakkabı giymememizin yararımıza olacağını duymuştum bi yerlerde, bide çorap giymeye karar verdiysek o gün, birbirine benzeyen teklerden bi kombin yaratarak sade ve klasik bi şıklık yaratabiliriz diye bi bilgi mevcut elimde.
üçüncü bilgim de yves saint laurent'in adının nerden geldiğine dair bir anekdot.. aktaramadan geçemiyciğim.. şimdi fakir ama gururlu bi ailenin ilk çocuğu olan laurent kolunda bi altın bileziği, parmağında yüzükleri olsun denilerek babası tarafından terzilik okuluna yollanır.. ordaki hocasının adı da laurent'tir ve döneminin bu en yetenekli öğrencisine hayran kalır.. bi gün sınıfta tüm arkadaşlarının önünde şöyle seslenir ''yves saint laurent, je suis laurent ne me pas bouquette. boundien suare et saint laurent camel'' (tercümesi: yav sen loren, ben loren olmuyor böyle. bundan sonra senin adın loren kemal olsun) ve fekat fransızca lüzumsuz derecede uzun bi dil olduğu için arkadaşları sadece ilk üç kelimeyi akıllarında tutabilirler ve loren'in adı yves saint laurent olarak kalır..
blackcat: şimdi bize hem güzel , hem cin, hem de hırslı tarihi bi kişilik lazım.. ilk aklıma gelense eski mısır kraliçesi, Cleopatra..
biliyorsunuzdur Cleo mısır'ın gerileme devrinde kraliçe olmuştu.. (matbaanın mısır'a 300yıl geç gelmesi ve mısır padişahlarının ordunun başında seferlere katılmamaları başlıca etkenler olarak gösteriliyor tarihçiler tarafından) bu durumdaki mısır'ı tekrar düzlüğe çıkarmak isteyen Cleo tarihteki ilk şirket evliliğininde mucidi olmuştur..
dönemin yükselen yıldızı Roma'nın, aklı yükseleninde imparatoru Sezar'ı kafa-kola alan Cleo (kullandığı organlar tam olarak kafa kol değil bence.. hiyarogliflerden açıkca hangileri olduğu seçilebiliyor ama ben buraya yazmamayı tercih ediyorum) üstüne bir de Sezar'ın piçini peydahlıyarak kendi ülkesini kavgasız gürültüsüz Roma'ya yamamıştır.. her ne kadar Sezar sağda solda ''ailenin reisi erkektir imparatorlukta ben ne dersem o olur'' şeklinde geziniyorsa da sarayda Cleo'dan şiddet gördüğü ve hatta bi kaç kez yakın arkadaşı Marcus Antonius'un evine sığınmak zorunda kaldığı da rivayet edilir.
nazlı ece: erkeklerden yana şansız oluşu göz önünde bulundurularak bi Eva Braun derim ötesini demem. :D
Eva Braun nam zat, malumunuz üzere tarihin en psikopat ressamı Adi Hitler'in karısıdır. (Adi'yi türkçe sıfat olarak değil Adolf'ün kısaltması olarak kullanmış çocukcağız. sanatçı kafası işte bi bohemlik söz konusu illa ki)
Ressam olarak umduğunu bulamayan Adi siyasete atılır.
ama neden siyasete atılır? ressamlık kariyerinin doğmadan ölmesi ile kadınlar konusundaki takıntısı ve yahudi düşmanlığı aynı olaya denk gelir Adolf ''size ne güzel kitler'' Hitler'in.. olayı da aktarayım ki akıllarda soru işareti kalmasın.. Şimdi genç ressam Adi, zengin ve epey yaşlı yahudi bi tüccarla -elbette ki- genç ve güzel karısının resimlerini yapmak üzere evlerine davet edilir. tabii belli bir ücret karşılığında.
yahudi çift, nü olarak poz vermek isterler. Adicik utanır sıkılır ve itiraz eder. yahudi adam ''parasıyla değil mi kardeşim ister sikimi çizdiririm ister götümü çizdiririm'' der. Adi ''götümü çizdiririm derken?'' diyerek konuyu yanlış anladığının sinyallerini verir. neyse yapıcak bişey yoktur ve karı-koca yahudiler soyunurlar.
genç ve güzel yahudi hatunun cezbediciliğine kapılan Adi, fizyolocisinin azizliğine uğrar ve alman asıllı pipisi pantolununu zorlamaya başlar. bunu fark eden yılların cin göz yahudi taciri kısa bir öksürük efektiyle Adi'nin dikkatini kendisine çeker ve eliyle aşağıyı gösterir. zavallı Adicik neye uğradığını şaşırmıştır çünkü yahudi'nin sünnetli maslahatı dosdoğru kendisine bakmaktadır. az önce ki dialogda yahudi'nin cinsel tercihini yanlış anlamış olan Adi bu hareketide taciz olarak yorumlar. oysa ki yahudi kocanın demek istediği çok açıktır: ''işine bak s.kerim!'' lakin erkeklik gururu kırılan Adi ''başlarım resmine deee, sanatına daaa'' diye ağlıyarak malikaneyi terk eder ve önce kadınlara sonra yahudilere düşman olur. cefasını çekmekse garibim Eva Braun'a kalır.
(bu arada sünnet için ne derler bilir misiniz?
sünnetten önce : net gelir
sünnetten sonra: vergilendirilmiş kutsal kazanç ;) )
şirinbaba:düşünmeye bile gerek yok elbette ki rus tarihinin en gizemli ve hakkında en çok konuşulan kişiliklerinden birisi : Rahip Rasputin
hatta ben yazmıyorum direk araklıyorum (google'a rasputin yazın ilk türkçe siteye tıklayın açılış cümlesi bu. ben sadece imla hatalarını düzelterek aynen yazıyorum -artık düşünün adamlar ne biçim yazmışlarsa bana bile imla hatası düzelttirdiler-)
''Grigori Rasputin bir aziz miydi yoksa sex düşkünü bir sapık mıydı? Rus ihtilaline bile neden olduğu söylenen ve 80 yıl önce 16 aralık gecesi çar ailesinin yakınları tarafından öldürülen bu vahşi bakışlı, gizemli sibiryalının yaşamı tıpkı bir roman gibiydi. ölümü de aynı cinayet romanlarındaki gibi oldu; zehirlendi, kurşunlandı ve suda boğuldu..''
bizim şirin babamızın sonu benzemesinde.. gerisi epey bi paralellik gösteriyor.. yani adamın aziz değilse ne olduğu ortada ki , benim arkadaşım kızları etkilemek için aziz numarası da yapar, melek taklidi de.. ayrıca ortada bi Rus düşkünlüğü var ki teee yıllar öncesinden süregelen, demek ki önceki yaşamında adamı bi kere alıştırmışlar Rus mutfağına adam şimdi ki hayatında elbette zorlanır.. neyse ki orda da şans eseri (azizlerin şansı olmaz, anlaşılmaz güçler onlara yardımcı olur) antalya gibi bi yerde yaşıyor olmanın faydasını görüyor da hayatta kalıyor çocuk. yoksa allah korusun yoksunluk sendromundan krize girip size bize saldırabilirdi.. (sanırım bazılarımızın başına benzer durumlar geldi aslında :) )
bunca yıl bi şekilde hayatta kaldım ama artık yanımda bi şişe zehir, bi tas su, ve bi mermi ile gezerek mistik bi korunma amaçlıyorum kendisine karşı.. mistik korunmayı akıl edemeyen bazı fanilerin her an ''kapa gözlerini sana bir süprizim var'' cümlesi ile karşılaşması olasıdır ki ''nihahohoho'' diye koştururlar sonra ;) yani sonuçta resimdeki rasputin. bu adam elinde hediye paketiyle yanıma gelse bende koştururum nihahohoho diye..
Evvet sevgili arkadaşlarım bu günlük bu kadar. yazı yazan yerlerim yoruldu (ellerim , gözlerim beynim,popom) kalan okuyucularımı da her hafta dört beş tanesini inceleyerek tüketicem.. okuyucularım bana küsmesinde, sonra n'parım ben?
mani:
hippiler demiş
savaşma seviş
ay sonu geldi
bitti mayış
gölge bul
oraya sıvış
arkadaşın sana
buz gibi bira açmış
facebook: Norin Feltonian
yani ya dünyadan haberim yok, ya kendimden haberim yok. bize böyle bi bilgi gelmedi... O zaman Norin'e de ben buluyorum iki ihtimal var: Napoleon ve IV. Murat. Zira Sn. Norin ya bir kadının peşinden ya da alkolün peşinden anlaşılamayan haraketler diyarında krallık ilan eden bir kişilik. Umarım reanKARNEni beğenirsin. :)
YanıtlaSilbirincisi çok başarılı bi kelime oyunu olduğunu inkar edemezsin ''reenKARNE'' den bahsediyorum.. ikincisi amacım kimseyi üzmek kırmak değil sadece güldürmek sizleri.. ama sanırım sen pek beğenmemişsin.. oysaki ben söylediğin iki örnekten birini seçmen durumunda hemen yarın kendime aynı şekilde bi reenKarne vereceğime dair seni temin ederim. demin seni temin ettim farkettin mi? e genel olarak nasıl peki??
YanıtlaSilyahu süper,gayet de beğendim. MAALESEF benimkiler de uymuş, ona bi lafım yok. ayrıca fikir güzel, yazar güzel daha ne olsun? benim senin için yaptığım reanKARNEler de oturdu bence ama?
YanıtlaSiloturmamış demedim ki (zaten en kötü giyince salar o kendini) gerçekten seç bi tane herkesin KARNEsini dağıttıktan sonra kendime de veriyim bi KARNE. gerçi neden bi tane seçiyosun ki bi ruh iki yada daha fazla reenKARNE alamaz diye bi kural olmadığını senin üzerinde test ettik ve olumlu sonuçlar aldık oke.. o zaman soru şu: ben kendi KARNEmi yazayım mı, yoksa sen mi yazmak istersin??
YanıtlaSilBence sana Napoleon ve IV. Murat gitti. Ama yaz bakalım kendine, sen ne yazıyorsun??
YanıtlaSiltamam aynen girişiyorum ;)
YanıtlaSilBen Eva Braun olmak istemiyorum, hiç bir erkek için intihar edemem ! Hıhhh! Gabrielle Chanel i bana ver noluurrr, taparım ona ben..:=) ( 1 sene Chanel de çalıştım hem bunu hakettiim..) :P
YanıtlaSilo kadının intihar ettiği kesin değil bence Adi psikopatı o kızcağızı harcadı.. ayrıca Adi'nin psikopat olması dışında da sorunları olduğuna dair çeşitli iddialar var ki ben asıl o yüzden Eva'yı sana daha bi yakın gördüm.. senin son tatil tadında bi arkadaşmış kendisi :D
YanıtlaSilKeyif alarak okudum ve çok eglendim.Esprili ve akıcı.İcerik yorumuna gerek duymuyorum. Klavyene sağlık yazar.Bi defaya mahsus olmasın, farklı konular yeteneginize daha bi yakışmış, devam usta...
YanıtlaSilyahu kamuoyu rahat bıraksa ben de değişik konularda saçmalamayı çok istiyorum gerçekten.. ama noolduysa birden erkeksel sosyalist parti lideri gibi bişey olmak zorunda kaldım.. kadınlar kendilerine düşman yaratmaya bayılıyorlar gerçekten.. sonra savaşları erkekler çıkarıyormuş, analar ağlamasınmış.. :D
YanıtlaSil