30 Temmuz 2010 Cuma

sıçarım ben bu akşam (part tu)


evet sevgili arkadaşlar.. geçen sefer hikayemizin neresinde kalmıştık hatırlayalım..

Gibbor çok dertliydi. arkadaşını birrraz olsun neşelendirmek, accık olsun derdini paylaşmak isteyen Werel ne yapacağını bilmediği için sıkıntıdaydı.. Amtalya yat limanında bi başlarına içiyorlar ve pek konuşmuyorlardı..
(dip sos: unutulmuş bi ayrıntı var ortada. Gibbor yıllardır içtiği sigarayı bi kaç ay önce bırakmıştı. ve yine sıkıntılı döneminde denk gelmediği için aylardır alkol almıyordu. Werel Amtalya'ya gelir gelmez arkadaşına moral vermek için üç basamaklı klasik planını uygulamaya geçirmişti. önce çocuğu beraber bi bira içmeye ikna edip (maksat içteki zehir dışarı akacak sebep bulsun.) sonra ağzına zorla bi sigara sokuşturmuştu. (maksat kendini tutmayı bıraksın) sırada üçüncü ve en zorlu basamak vardı. üçüncü basamak hayata geçirilemezse ilk iki basamak öyle şiddetle geri teperdi ki; sizi eşek gerinizden tepse daha mutlu olurdunuz.. üçüncü basamak hayatın hala güzel olduğuna arkadaşını ikna edecek bi sebep (kız) bulmaktı. (dip sos bitti) )

işte tam da bu yüzden aslında yolda, barda, plajda ve hatta kendi yatağında gördüğü kızlarla konuşmaktan çekinen Werel yolda yürüyen iki kızın peşine düşmüştü..

evvet devam edelim mi artık??

arkadaşının yanından fırlayıp kızları takibe koyulan Werel kısa bi süre içinde kızların Türk olmadığını keşfetti (bravo abi nerden bildin?kızlar değil Türkçe, ingilizce bile konuşmuyolardı sanırım ordan) hızla Gibbor'un yanına geri dönen Werel (hızlı olması boşuna değildi: kızlar az sonra aynı yoldan geri döneceklerdi ve eğer Werel Gibbor'u azcık tanıyorsa o ruh halindeki koca adam çocuklar gibi nazlanacak ve yerinden kalmak için uzun bi ikna seansı gerekecekti) bi şekilde (reca minnet, allah rahmet) ikna etti koca oğlanı.

iki kafadar kızların peşinden Amtalya yat limanında yürümeye başladılar. genelde ikisi bu gibi durumlarda kızlarla ilk kimin konuşacağını gayet adil bi şekilde karara bağlarlardı. (kronometre metodu: herhangi bi cep telefonunun kronometresi açılır. bakmadan durdurulur. iki taraftan kimin salisesi yüksekse o kaybetmiş sayılır. o gider kızlarla konuşur.) ama bu sefer vazife Werel'e düşüyordu. tüm cesaretini topladı ve limanın (tesadüfen vallahi) en ıssız yerinde kızlara 'esküze mi' dedi. ' du yu vant kampani?' allahıımmm çok iğrenç bi giriş.. o Werel'den bugün tiksiniyorum (hala sokakta, barda hatta yatağımda kimi görsem konuşamam. azcık asosyalim sanırım)

hayır giriş iğrençti tamam ama neden tam o anda yat limanındaki yatlardan birinin içinden çığırtakının biri çıkıp kızları ertesi günkü yat turu için ikna etmeye kalktı?? tam o anda?? aynı pozisyona düştük apaçiyle..

peki Werel ne dedi biliyor musunuz? (yani ben) 'yok arkadaşım sağol istemiyoruz'

:D sana noluyo len? belki kızlar istiyo.. neyse abicim herifi savuşturduk. bu arada kızlar bize de bi iki kere 'no' çektiler.. ama yılar mı anadolu delikanlısı?? Werel daldı artık allah ne verdiyse (vatan, millet, suckarya)

We are locals. Where do you want to go? We can help you.

kızlar rock bar arıyolarmış ama önce bişeyler atıştıracaklarmış.

What do you want to eat?

(altyazısız ingilizce film izliyor olabilmem iyi konuşabilmemi gerektirmiyormuş. o gece anladım)

tavuk döner demesinler mi? desinler. dediler :D kızları hemen en yakındaki tavuk dönerciye götürdüler çocuklar. işte Werel'in esas cin kısmı burdan sonra başlar. tanışmayı bilmez ama tanıştıktan sonra bağlama çekmeyi iyi bilir. kızlara çaktırmadan hesabı ödedi genç oğlan.
(bilmeyenlere ders olsun alman hesabı sadece almanlara sökmez. kızların biri finlandıyalı biri hollandalı ama ruhları alman hesabı)
şaşkal olan kızlar merakla sordular:
neden ısmaladınız yemekleri?
cin oğlanlar cevap verdiler:
ne olucak canım. siz de birer bira ısmarlarsınız ödeşiriz.
(aha cinlik budur işte.. hem kızlarla bira içmeyi garantiledi yavrucaklar hem de üç liralık tavuk dönere beş liralık birayı bağladılar :))

neyse efenim bölüm ikiyi burda bitirirken esas bombaların son bölümde yani gelecek hafta patlıyacağını belirtir bu tatsız gelişme bölümünden dolayı müessesemiz adına özür dileriz)

(ne yapayım.. bazen ne kadar içersem içeyim promilim yükselmiyo :( )

1 yorum:

  1. Pek bi Sayın Norin: Sizden en az sizin kadar iddialı bir son bekliyorum (essah bomba) , beni hayal kırıklığına uğratmazsınız umarım.

    YanıtlaSil