sıkça sorulan sorular:
norin, neden blog yazıyorsun?
kardeşimin blogunu zevkle takip ediyordum ve açıkcası biraz kıskandım, biraz özendim ve bir deneyeyim dedim. zaten tam da bu yüzdendir ki öncelikle 48in takipçilerine davet yolladım.
ama senin dil bilgisi kurallarıyla aran hoş değildir. bu konuda ne yapmayı düşünüyorsun?
şimdilik de'ler da'lar kelimelere bitişik kalıversinler. ilerde biraz para kazanıp götü toplayınca bir (hatta koyvergitsin 'bir' değil) bi editör tutarım o hallediverir.
hep böyle amiyane kelimeler mi kullanacaksın?
ne sandın y......m?!?
ne üzerine yazmayı düşünüyorsun?
48in yazdığı konulara tam tersi bi bakış açısı getirmek niyetindeyim. o siyahsa ben beyazım, o geceyse ben gündüzüm, o kukuysa ben pipiyim.. sonuçta yıllardır yaptığım işi bi de sanal ortamda yapiim dedim. tabii bol bol iğrenç kelime esprileri ile soslanmış hafif mizahi bi iki tutam muhalefet aromalı yazılar yazmayı umuyorum..
e, ama bu yaznın başlığı çok anlamsız.
bu bir soru değil.
ukalasın biliyorsun değil mi?
evet, ne yazık ki sana katılıyorum. yazının başlığına gelince; her yazımda sevdiğim bir eserin adını (artık köşe yazısı olur, roman olur, şarkı olur , film olur neyse onu) eğip bükerek saçmalama yoluna gidicem. (evet gideceğim değil gidicem. siz sesli harfleri bulduğunuza sevinmiyosunuz da!!)
yazılarını nasıl bir ortamda yazıyorsun?
gönül isterdi ki, jakuzide kokteylerimizi yudumlarken klip tadında yazalım. (gönül benim orda hemşire. ben yazarken benimle takılıyo.) ama ben jakuzi yerine masayı (bilgisayar bi ıslansın ben sana sorarım gönül!) ve kokteyl yerine birayı (napalım hala öğrenci kafası. ayrıca yirmi yıldır tvde dizisi oynıyan homer simpson bile hala bira içiyo. bira içmek parasızlık ile değil ancak bi hayat felsefesi ile açıklanabilir. (bkz züğürt tesellesi)) tercih ediyorum.
yazılarını hep alkollüyken mi yazacaksın?
evet. buna kesin kararlıyım. mesela bu ilk yazım çok iyi olmadı. okuyucuyu avcunun içine almadı, aldıysa da okuyucu pırpır ederken canlandı. peki neden? çünkü sadece iki bira içtim, bence kesin o yüzden.
no pörm opsi?
pardon anlamadım.
zıızzzzt tokai erenköy distribütörlüğü.. :D
sen de mi alkollüsün?
ben kimim ki?
bak işte bu gerçekten sıkça sorulan bi soru..
(oha! sanki felsefik gibi final oldu )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder