
(resim: fikirlerimi gözden geçirirken ki ben :)
yeraltından notlar/kitap/dostoyevski/şiddetle tavsiyevski)
sevgimi kalbime sığdıramayıp birazını ciğerlerime, birazını artık neresi denk gelirse oralara sokuşturuverdiğim hepsi birbirinden müstesna lezizlerim ve siz azizler.. iki hafta kadar ayrı kaldık birbirimizden ve bu beni çok derinden yaraladı.. adeta sol elimin serçe parmağında şeytan tırnağı çıkmış gibi rahatsız oldum!! öncesinde de zaten bi miktar kuraklık yaşamıştık.. üstüne bu iki hafta ile tüy diktik..
ama sorun sizde değil bende sevgili okuyucu.. aslında bende de değil.. yazı yazmamı engelleyen ''kozmik bir mahalle baskısı'' söz konusuydu.. ve bu baskı halen sürmekte..
önce otuz günlük "alkol frii" ramazan süreci, üstüne 2 haftalık "vur kadehi kadehe" delirmecesi, ardından ise geçici bi süre (umarım geçicidir) devam etmesi beklenen maddi sıkıntı sebebi ile ilişkimiz sekteye uğradı ve uğruyor..
biraz daha açıklayıcı olmam gerekirse; olay şundan mütevellit: benim kafam bi tür göt ve içinde bok gibi fikir var (çok anlamında, kalitesiz değil).. ama kafam resmen kabız bir göt.. müshilsiz, ilaçsız sıçamıyor.. pekii, tahmin edin bakalım benim koca kafamın çatır patır yazı sıçabilmesi için kullanmam gereken ilaç nedir?? eminim ki hepiniz aynı anda bildiniz, hepinize 'yala'dızlı pekiyiii.. cevap elbetteki bıııııııııızzzzzzzzz gibi birraa.. :D
şimdi de ''kozmik mahalle baskısı'' nasıl oluyor, kim, neremizden, nasıl basıyor onu iredeleyelim..
şöyle ki: halen bir alkoliğe dönüşmediğimi kendime kanıtlamak için bulduğum yol 30 gün boyunca içmemek.. bu otuz günlük süreyi ise her yıl değişkenlik göstermesi sebebi ile hicri takvimden seçiyorum.. e haliyle kutsallığından dolayı seçimim Ramazan Ayı (Şaban Tavşan, Recep Sincap :) neyse efenim otuz gün içmeyince istediğim hızda ve hazda yazamadım.. üstüne iki haftaya tamamladığım bayram tatili gelince ve ben tatilde bir aylık hasretin acısını iki yıllık çıkarınca evde kıçımı kırıp oturamadım bilgisayarımın başında.. artık dönünce yazarım diyordum ki, tatilin tam son günü bankamatik kartım hacı olmaya karar verip beni terkedince cepteki üç kuruş parayla idare etme durumunda kaldım.. ve haliyle bakkaldan bira alamıyorum..
işte sizlere kavuşmamı engelleyen tüm bu olaylar "kozmik mahalle baskısı" oluyor..
eşek değilseniz anlamışsınızdır, şu anda da alkolsüzüm.. iş bu sebep ile sizleri çok özlediğim için sadece geyik yapmaya karar verdim.. bir tür deneme yazıyorum yani.. (deneme: edebi bi tür.. montaigne felan.. kapiş??) önce bu yazının ismini '' deneMEMİŞler'' koyayım dedim.. hani NoriN kulunuzdan daha beklenesi bi isim olur gibi geldi.. fekat kafamın neye benzediğini size açıkladım ya, o nedenle bu adı çok daha benimsedim..
e madem başlıktaki 'göt altından' kısmısının hakkını verdik, birazda 'notlar' tarafından koyalım madem tam olsun..
freudien psikanaliz: hepimiz zaman zaman bazı şarkıların sözlerini yanlış anlamış ve bazen çok uzun süre o şekilde terennüm etmişizdir.. mesela bi örnek vereyim: çok sevgili kız kardeşim 48, sezen aksu'nun ''salla'' parçasındaki ''al bastı ak gerdane'' sözlerini ''ah şaştı kör şerdane'' gibi bi şeklinde söylemiştir yıllarca.. işte birazcık olsun benim bilinç altımın neye benzediğini anlayın diye ben hangi şarkıyı ne gibi anlamıştım sizinle paylaşayım istedim..
yıllar yıllar önce ben daha mini mini bir iken Noyan ve Noyan'ın söylediği bi parça vardı.. halen de meşhurdur.. "hatırla sevgili".. işte o parçadaki ' 'beni mesut ettin/ sen de olasın'' dizelerini ben yıllarca "beni mest ettin/ sen ve olası" şeklinde anlamıştım.. şarkının o kısmını Esin Noyan söylüyordu.. o zamanlar adını bilmiyordum ama kadın sesi olduğu için bi erkeğe hitaben söylendiğini düşünüyordum.. kadın, adamın ve adamın ''aparatının'' (sen ve olası) kendisini mutlu ettiğini söylüyordu..
arkadaşlar dikkatinizi çekerim henüz ilkokuldaydım yahu..!!
mide kavşağı: arkadaşlar erkeğin kalbine giden yol midesinden geçiyorsa ben de iddaa ediyorum ki kadının yatağına giden yol da midesinden geçiyordur.. aslında yol aynı yol.. önce mide, sonra yatak, sonra kalp.. ama erkekler köprüden önceki son çıkıştan fırlayıp kaçmak istiyorlar.. kadınlarsa mümkünse tam gaz giderek adamın araçtan inmesine ve ters istikamette seyreden başka bi taşıta atlamasına engel olmaya çalışıyorlar..
erkeklere yakıştırılan bu mide-kalp olayına girmiyorum çünkü çok bilindik zaten ve epeyce de doğru..
kendimden beklediğim üzere ben lezizlerimin midesinden geçen yolun inceliklerini sizinle paylaşayım diyorum.. yolun neresinde radar var, neresinde hız tümseği, neresinde çukur.. ;))
(ehe aslında bu konudan oldukça güzel bi tam yazı çıkarmış ayol.. sonraya mı saklasam?? ama yemek mevzu bahis çok durmaz kokar.. :)) o zaman hızlı bi özet geçelim bakalım.. ciddi bi ilişki düşündüğünüz bi kızı yemeğe çıkarmadan o ilişkiden verim alabilmeniz mümkün mü cigerim azizlerim??? siz yormayın kendinizi ben yardımcı oluvereyim, değil!!
neden peki?? kadınlar ayı mı ki, aç olunca oynamasınlar?? elbette hayırrr!! ama biz ayıyız..!! işte kızların onları yemeğe çıkarmamızdan etkilenmelerinin sebebi, biz ayıların arada bir bile olsa (onların standardına göre) insan gibi davranabildiğimizi görmeleri..
hele ki yemeği siz hazırlarsanız çok daha etkileyici olursunuz aziz dostlarım emin olun.. çünkü ilüzyonlara kanmaya meyilli kadın beyni (onlara göre kalp yada ruh bunun adı) siz yemek yapınca sizin hem hamarat, hem evcimen, hem ilgili bi erkek olduğunuz izlenimine kapılıyor.. e eşek değilseniz hazır ilüzyonunuz ile etkilenmişken kadına içireceğiniz bi iki kadeh şarap yada bi iki duble rakı ile sonuca çok yakınsınız.. ;)
hadi yine iyisiniz gençler, kaptınız tavsiyeyi :D
futbol forması giymiş seksi kızlar: aslında futbol forması şart değil.. hemşire kıyafeti, doktor önlüğü, sekreter/öğretmen kılığı, polis üniforması hatta afgan burkası.. biz zavallı, ağzı bi karış açık, ayran budalası erkek milleti nerdeyse herşeyin fetişi olabiliyoruz.. hadi biz görMEMİŞiz de hayatımızın tuzu biberi (justin bieber'i :) kadınlar (çok yalakayım lan bugün, hayrolsun inşalla) neden hayatlarında bu kılık-kıyafet yönetmeliğini uyguluyorlar?? yani bi hemşire tabiiki kıyafetini giyecek, demek istediğim o değil.. fakat mesela topuklu ayakabı.. evet bi kadına çok yakışır.. ama rahat değil.. neden giyiyosunuz?? yada ağda yapmak.. hiç biriniz ağda yapmasanız, yarından itibaren herkes jungle style moda evinden çıkmış gibi gezse biz bi ay içinde adapte oluruz bu duruma.. valla bak aranızda anlaşın rahat edin.. benden söylemesi..
hayır yanlış olmasın, bi kadının amacı erkeği baştan çıkarmak ise her yolu mübah sayabileceğini biliyorum.. aşkta ve sevişte her şey mübahtır ne de olsa.. ama siz kendinize eziyet etmeye pek meraklısınız yahu "hanım"lar..
mesela herşeyi satan amerika'da Hooter's diye restoran zinciri var ülen!! sadece yarı çıplak, iri memeli, sarışın kızları garson olarak çalıştırarak adamlar koca kıtaya yayılmış.. dediğim gibi biz salağız da siz neden kendinizi sömürtüyorsunuz?? sonra her yanınız mosmor gezersiniz tabii.. yani "ruhunuzun" her yanı.. yada her sene yılbaşında cnbc-e victoria's secret defilesini verdiğinde siz mi izliyorsunuz??
ama asla aranızda örgütlenemeyeceğiniz için ( bi kadın en fazla bi diğer kadına katlanabilir çevresinde) biz gerizekalılar dünyayı hala yönetebiliyoruz.. evdeki hakimiyetimizi yitirdik ama dünya bizim üleeyynn.. :D
bak bu düşünce içimi ısıttı durduk yere gece gece :D
facebook: Norin Feltonian
ben en yakın zamanda bir müshil etkili beyinsel açılımına gireyim o halde işleyen demir paslanmaz gülen yüz yaşlanmaz babında...;))koptum bu saatte ama sen çok yaşa epilasyon demeliyim hem kadın hem erkek adına...kıl mııı???böğkkkk!!!!
YanıtlaSilgülen yüz kırışır yahuu :D
YanıtlaSil