5 Eylül 2010 Pazar

çocuk kal bi..!!







" iş çıkışı playstation oynamaya gidelim mi??" veya "dün gece sabaha kadar online oyun oynadım uykusuzluktan ölüyorum.." ve hatta " abi, salı günü gece 2-3 halı saha maçımız var gelir misin??" gibi örneklerini neredeyse sonsuza kadar uzatabileceğimiz bi konudur bu.. erkekler her zaman biraz çocuk kalırlar..





kadın kısmısı bunu bazen sevecen bi eda ile ( seni gidi koca çocuk..) bazen ise biraz kızarak (herif!! bıktım senin çocukluklarından!!) ama sık sık dile getirir.. pek anlamazlar da biz çocuk ruhluların halinden.. onlara bi zararımız olmadığı sürece görmezden gelirler bu garip huylarımızı.. ( bazılarının garip olduğuna ben de katılıyorum.. hafta içi, gecenin bi körü, yağmurda çamurda ne işiniz var halı sahada canım evladım??)





üstelik bu özellikleri her ırktan, her yaştan, her meslekten erkek gösterir.. aranan tek şart heteroseksüel olmaktır..





oysa kadınlar; önce evin hanımı sonra çocukların anası olmanın getirdiği sorumluluk nedeniyle hızlı bir olgunlaşma gösterirler.. hatta o ''mukaddes'' yapıları onları erkenden hazırlamaya başladığı için hayata; ortada daha ne çocuk ne koca ne evlilik yokken olgunlaşmaya başlar kadınlar.. sonuç olarak "hanım" kısmısını bizlerin aksine öyle oyunda numarada göremezsiniz pek fazla..










aziz olsun leziz olsun, buraya kadar bana katılmayan, itirazı olan var mı??










ben katılmıyorum!!! deli miyim, neyim bilmiyorum; ama evet kendime katılmıyorum!!










bu bir nedir biliyor musunuz?? işte bu, kadınların biz saf salak erkek milletine kaşla göz, lafla söz arasında kabul ettirdiği "yalancı gerçeklerden" birisidir..!! (mesela bir diğeri: erkeklerin romantik olmadığıdır.. ki o konuya da ayrıca dokundurmak boynumun borcudur..)










şimdi lütfen olabilecek en rahat pozisyonunuzu alınız.. gözlerinizi kapayınız.. ve geçmişe dönünüz.. çocukluğunuza.. hayatın çok daha basit olduğu zamanlardaki anılarınıza.. (gözlerinizi kapayın dedikten sonra bıraksaydım ya yazıyı :D )





erkekler neler oynardı o yıllarda beraber hatırlayalım.. buldukları her boş alanda topculuk (yani futbol) , askercikleri ile ''DAKŞ" , "DUNGŞ" "GEBER KÖPENK" şeklinde seslerle komutancılık, silahcıkları ile "DIKŞINYA DIKŞINYA", "BARBUNYA BARBUNYA" efektleri eşliğinde askercilik veya yapacak hiç bişey bulamazlarsa kendi aralarında kavgacılık oynayabilirler.. zaten o oyun çok uzun sürmez muhtemelen mahalleyi inleten bi "AAANNEEEAAAA" nidası ile son bulur..





işte aynı erkekler aradan ne kadar zaman geçerse geçsin hala bu oyunları oynuyorlar.. hala top peşinde koşuyorlar , koşamazlarsa oturup (bazen oturamayıp) izliyorlar; bilgisayar veya playstation yardımıyla ya askercilik ya komutancılık oynuyorlar; çocukken oyuncak arabasıyla yaptıklarını büyüyünce kendi arabasıyla yapmaya çalışıyorlar; yapacak hiç bişey bulamazlarsa yine kavgacılık oynuyorlar aralarında ama bu sefer çıkan ses "AAANNEEEAAA" olmuyor da "AANNAAANNII" şeklinde oluyor.. olsun yine de annelerimizi bi şekilde olaya dahil ediyoruz ki hala çocuk kaldığımızın bi diğer göstergesi sayılabilir mahtımılın..








oyundan eğlenceden vakit kalırsa iş/okul, eş/ebeveyn, çoluk/çocuk ile ilgileniyoruz biz erkekler..








pekiiii, sözüm ona erken olgunlaşan kadınlar çocukken ne yapıyorlar??








sokakta seksek yada çinçan felan oynuyorlar..evde ise oyuncak bebeciklerini giydirip,besleyip,uyutuyorlar sonrada kanlı canlı veyahut hayali bi takım arkadaşlarla evcilik oynuyor, çay partileri düzenliyorlar..








e ama kadınlarda aradan ne kadar zaman geçerse geçsin yine aynı oyunları oynuyorlar.. yine bebek giydirmeç, o bebeği yedirmeç, aynı bebeği uyutmaç.. arkadaşlarla toplaşıp çay içmeç, kısır yemeç.. bi tek seksek ile çinçan değişiyor gibi.. artık moda olan spor ne ise o aralar (benim çocukluğumda aerobik vardı yasemin yapardı şimdilerde pilates var ebru şallı yapıyo) üstelik sokakta oynamıyolar artık evin içine sokuyolar koca koca topları..








o zaman biz neden çocuk oluyoruz da siz olmuyorsunuz bakiim?? çocukken oynadığımız herşey bizleri hayata hazırlıyor demek ki.. hayır, sizin ki mantıklı.. bebek yedirmeç olsun komşuya çay içirmeç olsun.. bizimkiler çok mantıksız görünüyor değil mi??








e ama ben çocukken oyuncak arabamla "VIIRROOMM","DÜDÜDÜÜTT" felan yapıyodum bugünde o arabanın hakikisini senden çok daha iyi kullanıyorum.. (itiraf.com: ben aslında pek iyi kullanamıyorum genel olarak erkekler açısından dedim)








yahut oynadığımız komutancılıklar/askercilikler de kesinlikle bizleri hayata hazırlıyor bi yerde.. nerde?? rekabet olan her yerde.. (iş hayatından tut sizleri tavlamaya kadar her yerde)








şimdi bi adım daha ileri gidiyor ve daha şiddetle iddaa ediyorum ki; siz de manyaksınız..!! biz yetişkinlikte bile çocuk olmakla itham ediliyoruz madem, siz de manyaksınız efendim!! yani çocukken oynadığımız oyunları hala oynuyor olmamız demek ki kötü bişey size göre.. o zaman sizin büyüyünce yapmanız gerekenleri manyak gibi el kadar çocuklarken yapmanıza ne demeli?? ortada acaip psikopat bi durum var.. altı yaşında kız çocuğu anasının topuklularını giyip rujunu sürüp hayali komşusuna çay ikram ediyor.. biraz düşünülürse en hakiki uzak doğu korku filmi tadında bi sahne ey ahali.. brrrr, ürperdim.. (zaten kadın konusunda konuşurken ya ürperiyorum yada sıcak basıyor bana bi türlü vucut ısımı sabit tutamıyorum..)




muhabbet oyundan, çocukluktan açılmışken bi diğer ilgimi çeken noktaya da değinmezsem o noktanın hatırı kalır diye korkarım..




yıllar önce ufacıkken, sokağa döküldüğümüzde cümle çocuk, yuvalarından fırlayan gürültücü haşeratlar misali.. erkek ile kız olmanın gözle görülür tek farkı, saçımızın boyu iken ve onun da garantisi asla yokken.. saçı uzun olanlarımız, yani mini hanımlarımız, biz o sıralarda çocuk olması normal kabul edilen cep boyu adamların oyunlarına dahil olmaya çalışırlardı bi şekilde.. özellikle mahallenin çocuk kabilesinde abisi yada erkek kardeşi olanlar epey avantaclıydı bu konuda..


hatta yıllar sonra bazı kızlar bunu bi övünç meselesi haline bile getirirler "ben çocukken mahalledeki oğlanlarla futbol oynardım.. nabeeerrr??" şeklinde..


oysa yaş dayanınca otuza ve üstüne kızlar artık tamamen fikir değiştirmiş oluyorlar.. eskiden sizin oynadığınız oyunlara katılmak için uğraşan onlar değilmiş gibi; bugün tüm oyunların onların istediği şekilde oynanması konusunda diretiyorlar..




siz istediğiniz kadar "VVIIRRROOMM", "DIKŞINYAAA", "KAPARUBUUMM" efekleri çıkarın.. altı yaşındayken hayali bebeğini ayağında sallayan, beşiğinde uyutan kadın 16 yaşından itibaren sizi donunda sallayıp ayakta uyutuyor.. sonrasında ise ister hayali ister gerçek ama kendisi gibi psikopat arkadaşları ile toplaşıp "çay içmeç" ve "kısır yemeç" oynuyorlar..




cümlemize iyi uykular aziz arkadaşlarım..




1 yorum:

  1. barbie bebeklere herzaman kıyafet giydirilmezdi sevgili norin genel olarak seviştirilirdi kenle:D hep bi entrika vardı bizim oyunlarda:D

    YanıtlaSil